1
« Son İleti Gönderen: Emre 02 Temmuz 2010, 12:24:00 »
Türkiye Millî Futbol Takımı
Türkiye Millî Futbol Takımı, Türkiye Cumhuriyeti'ni uluslararası turnuva ve maçlarda temsîl eden futbol takımıdır. Dünya Kupası'na Türkiye 1950, 1954 ve 2002 olmak üzere 3 defa hak kazanmıştır. 1950 FIFA Dünya Kupası'na finansal sorunlar yüzünden katılamamıştır.
Avrupa'nın en başarılı milli futbol takımlarından biridir. Türk Millî Takımı ulusal karşılaşmalara Avrupa elemelerinden katılmaktadır. 2002 Dünya Kupası'nda Şenol Güneş yönetiminde aldığı üçüncülük, Fatih Terim yönetiminde Euro 2008'de aldığı üçüncülük tarihindeki en büyük başarılarıdır ve Şenol Güneş yönetiminde gençleştirilmiş kadrosuyla 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda da üçüncülüğü vardır. Tarihinde 2 kez FIFA Dünya Kupası'na katılma başarısı göstermiş olan Türk Millî Takımı'nda Ermenistan maçı itibariyle en fazla formayı 119 kez Rüştü Reçber giymiş, millî forma altında en fazla golü ise 51 kez ile Hakan Şükür atmıştır.
Millî takımın kullandığı formalar ise iç sahada Türkiye bayrağının renklerinden alan klasik kırmızı-beyaz formadır. Dış sahada kullanılan forma ise yeni dizayn edilmiştir; Türkiye bayrağı rengi kırmızı ile beyaz renkten oluşmaktadır. Avusturya-İsviçre'nin ortaklaşa düzenlediği Euro 2008'de sakatlıklara rağmen (Almanya maçında toplam 14 oyuncu vardı ve bunların 2'si kaleciydi) Almanya ile yarı final oynadı ve son dakika golüyle elendi. Bu turnuvadan sonra 2010 Dünya Kupası'na katılmayı amaçlayan takım İspanya ve Bosna-Hersek'in ardından grubunu 3. sırada tamamladı ve 2010 Dünya Kupası'na da katılma şansı sona erdi. Elemelerin ardından teknik direktör Fatih Terim, görevi bıraktığını açıkladı. Uzun bir süre hocasız kalan takım, 17 Şubat 2010 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu'nundan yapılan açıklamada Guus Hiddink'in göreve getirilmesinin bildirilmesiyle, hocasını bulmuş oldu. Türkiye, Guus Hiddink ile 2 yılı opsiyonlu 4 yıllık sözleşme imzaladı.
1923'ten 1960'lara
Türk sporunun ilk teşkilatı olan Türk İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurulmasının ardından Yusuf Ziya Öniş başkanlığında ilk Türk Futbol Federasyonu 1923 yılında Şehzadebaşı'ndaki Letafet Apartmanı salonunda yapılan toplantıda 'Futbol Hey'et-i Müttehidesi' adıyla kurulmuştur. Ardından FIFA'ya başvurulmuş ve Türkiye 21 Mayıs 1923 tarihinde FIFA'nın 26. üyesi olmuştur. FIFA üyeliğinin ardından 1923 yılında Türk Millî Takımı Ali Sami Yen'in teknik direktörlüğünde çıktığı ilk resmi maçında aynı sene Romanya ile İstanbul'da Taksim Stadı'nda karşılaştı ve 2-2 berabere kaldı. Karşılaşmada 2 gol atan Zeki Rıza Sporel Türk Millî Takımı'nın ilk golünü atarak tarihe geçti. 1949 yılında Suriye'yi geçerek 1950 FIFA Dünya Kupası'na katılma hakkını elde etmesine rağmen finansal sorunlar yüzünden turnuvaya katılamadı. 17 Haziran 1951 tarihinde dönemin güçlü takımı, sonradan 1954 FIFA Dünya Kupası'nı kazanacak olan Batı Almanya'yı Berlin'deki Olimpiyat Stadı'nda 2-1 yenen Türk Milli Takımı, Türk futbol tarihinin o dönemki en büyük zaferine imza attı. 1954 yılındaki Dünya Kupası elemelerinde İspanya ile eşleşen Ayyıldızlılar deplasmandaki maçı 4-1 kaybetti, kendi sahasında 1-0 kazandı. O zamanki statü gereği tarafsız sahada 3. bir maç oynandı ve 2-2 berabere bitti. Dönemin statüsünde uzatmalar ya da penaltılar değil para atışı yapılıyordu. Para atışı sonucunda Türk Milli Takımı, İspanya'yı eleyerek tarihinde ilk defa Dünya Kupası'na katılmayı başardı. İsviçre'de düzenlenen kupada grup maçlarında Güney Kore'yi 7-0 yenerek tarihinin en farklı galibiyetlerinden birini alan milli takım, 3 sene önce mağlup ettiği Batı Almanya'ya grup karşılaşmasında 4-1, play-off maçında ise 7-2 yenilerek bir üst tura çıkma şansını kaybetti. 1955 yılında 1954 FIFA Dünya Kupası'na katılan kadronun çoğunun askerde bulunmasının katkısıyla Ordu Millî Futbol Takımı finalde İtalya'yı geçerek Dünya Şampiyonu oldu. 1956 senesinde bir önceki Dünya Kupası'nda final oynayan Macaristan'ı İstanbul'da 3-1 deviren millî takım tarihinin unutulmaz galibiyetlerinden birine imza attı.
1991'den 2002'ye
1991'de Akdeniz Oyunları'nda finale çıkan genç nesil Türk Futbol Tarihi'nde milat oldu. 1992 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde son, 1994 FIFA Dünya Kupası elemelerinde 5. torba olan milli takım, bu nesille birinci torbaya kadar yükseldi. Akdeniz Oyunları finalinde Türk Ümit Milli Futbol Takımı sonradan 2006 FIFA Dünya Kupası'nı kaldıran İtalya'ya elendi. Oyuncuları A millî takıma yükselen bu nesille Fatih Terim teknik direktörlüğünde takım Euro '96 elemelerinde İsviçre ve İsveç'i 2-1 yendi; İsveç'i saf dışı bırakarak İngiltere'de düzenlenen 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Türk Milli Takımı turnuvada Hırvatistan, Danimarka ve Portekiz ile aynı grupta yer aldı. Hırvatistan'a son dakikalarda yediği golle yenilen milli takım Portekiz'e 1-0 ve Danimarka'ya 3-0 mağlup oldu. Turnuvada hiç gol atamayan ve hiç puan alamayan Türk Milli Takımı ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası'ndan umduğunu bulamayarak döndü. 1998 FIFA Dünya Kupası elemelerinde grupta Hollanda ve Belçika'nın ardından üçüncü olan takım turnuvaya gitme şansını son maçlarda kaybetti. Mustafa Denizli yönetiminde Euro 2000 elemelerinde Almanya'nın ardından grup ikincisi olarak play-off maçlarına kaldı. Play-offlarda İrlanda'nı 1-1 ve 0-0'lık sonuçlarla eleyerek Belçika ve Hollanda'nın ortaklaşa düzenlediği 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Türk Milli Takımı B Grubu'nda İsveç, İtalya, Belçika ile eşleşti. İlk maçta İtalya'ya 2-1 kaybeden milliler Avrupa Şampiyonalarında ilk golünü attı, gruptaki ikinci maçında İsveç ile golsüz berabere kalarak ilk puanını aldı. Gruptan çıkan takımı belirleyecek son maçta ev sahibi Belçika'yı Hakan Şükür'ün attığı 2 golle devirerek Avrupa Şampiyonaları'nda ilk galibiyetini alan Türk Millî Takımı İtalya'nın ardından ikinci olmayı başardı ve futbolda tarihinde ilk defa bir uluslararası organizasyonda çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Portekiz ile eşleşen milliler rakibine 2-0'lık sonuçla yenildi ve 6. olarak turnuvaya veda etti.
Dünya üçüncüsü Türkiye
2002 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Şenol Güneş yönetiminde İsveç'in ardından ikinci olan milliler kupaya gitme hakkını da play-off'larda Avusturya'ya 1-0 ve 5-0'lık sonuçlarla üstünlük sağlayarak kazanan ay-yıldızlılar, tarihinin en büyük başarısını bu turnuvada elde etti. Temelini 1991 yılındaki Akdeniz Oyunları'nda ikinci olan futbolcuların oluşturduğu takım Brezilya, Kosta Rika ve Çin ile birlikte C Grubu'nda yer aldı. Grup maçlarını Güney Kore'de oynayan Ayyıldızlılar ilk maçında Brezilya karşısında Hasan Şaş'ın attığı golle öne geçmesine rağmen karşılaşmayı 2-1 kaybetti. İkinci maçında da Kosta Rika ile 1-1 berabere kalan milliler, grubun son maçında Çin'i 3-0 yenerek gruptan ikinci olarak çıkmayı başardı. 2.Tur'da ev sahiplerinden biri olan Japonya'yı Ümit Davala'nın attığı golle 1-0 geçen ekip, çeyrek finalde turnuvada Fransa ve İsveç gibi takımları yenen Senegal ile eşleşti. Türk Milli Takımı karşılaşmayı İlhan Mansız'ın attığı altın golle 1-0 kazandı. Sonradan kupayı kazanacak olan, grupta karşılaştığı ve kaybettiği Brezilya'ya yarı finalde (1-0) kaybeden Türk Milli Takımı, Güney Kore'yi 3-2 yenerek Dünya üçüncüsü oldu. Üçüncülük maçında Hakan Şükür maçın başlamasından 10.8 saniye sonra attığı golle Dünya Kupası tarihinin en hızlı golünü attı ve tarihe geçti. Kupanın ardından turnuvanın en iyi oyuncularının oluşturduğu all-star kadrosuna Rüştü Reçber ve Hasan Şaş seçildi.
2002 FIFA Dünya Kupası Sonrası
2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda da Kolombiya'yı yenerek üçüncü olan Türk Millî Takımı 2004'te Dünya Kupası Sonrası Sendromu adı verilen bir duraklama dönemi yaşadı. 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılma hakkını play-off maçlarında Letonya'ya 1-0 ve 2-2'lik sonuçlarla kaybetti. 2006 Dünya Kupası elemelerinde Yunanistan, Ukrayna ve Danimarka ile aynı grupta bulunan Ayyıldızlılar; Ersun Yanal yönetiminde başarısız olmasa da basının baskısı sonucu Ersun Yanal yerine Fatih Terim getirildi. Fatih Terim yönetiminde Ukrayna'nın ardından grupta ikinci olmayı başaran Türk Milli Takımı play off maçlarında İsviçre ile eşleşti. Deplasmanda 2-0'u yenildiği İsviçre'yi rövanşta 4-2 yenmesine rağmen deplasman golü kuralıyla rakibine elendi. Maçtan sonra çıkan olaylar yüzünden FIFA Türkiye'ye resmi maçlarda geçerli olmak üzere 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası verdi.
2006 yılında Türk vatandaşlığına geçen ve Mehmet Aurelio adını alan Brezilya vatandaşı Marco Aurélio Brito dos Prazeres, teknik direktör Fatih Terim tarafından Lüksemburg ile oynanacak hazırlık maçı kadrosuna çağrılarak bir ilki gerçekleştirdi. 1980'lerin ikinci yarısından itibaren hızla artan bir şekilde milli takımda yer alan, Avrupa'da doğup büyümüş Türk kökenli futbolcuların aksine Aurelio, tamamen yabancı kökenli bir futbolcu olarak Türk vatandaşlığına geçmesinin hemen ertesinde milli takıma çağrılması tartışmalara sebep oldu.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde Yunanistan, Norveç, Bosna-Hersek, Macaristan, Moldova ve Malta ile aynı grupta bulunan Türk Milli Takımı grupta oynadığı ilk 3 maçın 3'ünüde kazanmayı başardı. Dördüncü maçına 25 Mart 2007 tarihinde Atina'da Yunanistan karşısına çıkan milliler maçın hemen başında yediği golle 1-0 mağlup duruma düşmesine rağmen Tuncay Şanlı, Gökhan Ünal, Tümer Metin ve Gökdeniz Karadeniz'in golleriyle karşılaşmayı 4-1 kazandı ve tarihinin en büyük başarılarından birine imza attı. Daha sonra ise 28 Mart Çarşamba günü oynadığı Norveç maçından 2-2 lik skorla ayrıldı. Bu karşılaşmada takımın her iki golünü de Hamit Altıntop attı. A Millî takımının 3 maçlık seyircisiz oynama cezası bu maçla sona erdi. Bosna-Hersek ile olan bundan sonraki grup maçında ise Hakan Şükür ve Sabri Sarıoğlu ile iki kez öne geçmesine karşın Türkiye son dakikada yenen golle 3-2 mağlup oldu. 8 Eylül 2007 günü Malta maçında 2-2 berabere kalan Milli Takım beklenmeyen iki puan kaybı yaşadı. 12 Eylül 2007 günü ise Macaristan karşısında BJK İnönü Stadı'nda oynanan maçta 3-0 lık net bir skorla galibiyet alındı. Ancak Avrupa'nın zayıf ekiplerinden Moldova karşısında 1-1 berabere kalıp hemen arkasındanda grup lideri Yunanistan'a 0-1 yenilerek grubunda üçüncü sıraya gerileyerek Euro 2008 işini zora soksada 17 Kasım 2007 gününde grup 2. Norveç'i deplasmanda 1-2 yenerek Euro 2008'e gitme şansını son maça taşıdı. 21 Kasım 2007 Çarşamba günü İstanbul Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanan Bosna Hersek maçını Türkiye, 1-0 kazanmış ve o gün 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılmaya hak kazanmıştır.
Euro 2008 ve Avrupa Şampiyonası Yarı Finalisti Türkiye
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi elinde bir çok futbolcu olmasından dolayı kadro seçiminde büyük zorluklar yaşayan Fatih Terim önderliğindeki milli takım turnuvaya Portekiz'e 2-0 yenilerek başladı. Turnuvanın 2. maçında ev sahibi İsviçre ile karşılaşan milliler 1-0 yenik duruma düşmesine rağmen Semih Şentürk ve Arda Turan'nın golleriyle maçı 1-2 kazandı ve gruptan çıkma şansını son maça bıraktı. A Grubu'nun son maçında Çek Cumhuriyeti karşısında 2-0 mağlup duruma düşmesine rağmen maçın bitmesine son 15 dakika kala Arda Turan'ın 1, Nihat Kahveci'nin 2 golüyle maçı 3-2 kazanarak tarihinde ikinci kez Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek finale çıktı. Maçın son dakikasında kaleci Volkan Demirel'in kırmızı kart görmesi nedeniyle 10 kişi kalan Ayyıldızlılar'da, 3 oyuncu değiştirme hakkını kullanıldığı için Tuncay Şanlı kalede görev yapmıştır. Çeyrek Final'de Balkan ekolünün temsilcisi Hırvatistan önünde normal süresi 0-0 biten maçta 118. dakikada 1-0 mağlup duruma düşen Türkiye, 122. dakikada Semih Şentürk'ün attığı golle maçı penaltılara götürmüş, penaltılarda rakibini üstünlük sağlayarak yarı finale adımını atmıştır. Kadrosundaki sakat ve cezalı futbolcuların çokluğuna rağmen yarı final mücadelesinde Türkiye, maçta öne geçmesine rağmen Almanya beraberliği yakaladı ve öne geçti yine son dakikalarda Semih Şentürk'ün attığı golle beraberliği yakalamasına rağmen son dakikalarda Philipp Lahm'ın attığı gol ile maçı Almanya 3-2 kazanarak finale çıktı. Fakat, Türkiye yarı finale çıkarak Avrupa Şampiyonası tarihinin en büyük başarısını yakalamış oldu.
2
« Son İleti Gönderen: Emre 02 Temmuz 2010, 12:17:00 »
TÜRKİYE Türkiye, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti Başkenti Ankara olan ve Kuzey yarımkürede eski dünya karaları denilen Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bulunan ülkedir. Ülke topraklarının bir bölümü Anadolu Yarımadası'nda, bir bölümü ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti) ile, İran, Irak ve Suriye'dir.
Türkiye, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı sonunda yenilmesinden sonra, Osmanlı Devleti'nin yerine kurulan ardıl devletler içinde tek bağımsız devlet olarak devletin Türk nüfus çoğunluğuna sahip toprakları üzerinde Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki halkın büyük mücadelesi ile kurulmuştur. Arnold Joseph Toynbee gibi bazı tarihçiler ise Türkiye'nin (başlıca ardıl olmak bir yana) tek ardıl devlet sayılması gerektiğini savunurlar. 29 Ekim 1923 tarihinde cumhuriyeti ilan eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu iradesinin sahibidir.
Türkiye, aralarında Birleşmiş Milletler, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Avrupa Konseyi, İslam Konferansı Örgütü, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Dünya Ticaret Örgütü, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü, Ekonomik İşbirliği Örgütü gibi birçok uluslararası örgüte üyedir. 3 Ekim 2005 tarihinden itibaren Avrupa Birliği'ne tam üyelik için müzakerelere başlanmıştır. Türkiye, siyaset bilimciler ve ekonomistlere göre bir bölgesel güçtür.
GEÇMİŞ
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ve silah arkadaşları tarafından, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması ile, 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış ve savaşı kazanan devletlerce paylaşılmış Osmanlı İmparatorluğu'nun Anadolu ve Trakya'da kalan toprakları üzerine kurulmuştur. İstiklal Harbi, Misak-ı Milli sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak, milli egemenliğe dayalı, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak için Büyük Millet Meclisi tarfından yönetilen, çok cepheli bir savaştır.
Kurtuluş Savaşı'nda düşmana karşı koyan, ülkenin direniş örgütlenmeleri ve güçleri olan milli güçler, Osmanlı ordusu ile Kurtuluş Savaşı milis ve gönüllülerinden oluşan Kuvayı Milliye'dir.
Kuvayı Milliye, ülkenin dört bir yanının Yunan, İngiliz, Fransız, İtalyan birliklerince ele geçirildiği, Mondros Mütarekesi ile ülkeye ağır koşulların dayatıldığı, Osmanlı ordusunun silahlarının alınıp dağıtıldığı, her şeyin bitti sanıldığı günlerde, milletin tepkisi olarak doğan bir halk direnişidir.
12 Haziran 1919'da Havza'dan Amasya'ya gelen Mustafa Kemal Paşa buradan yayımladığı bildiri ile ülkenin içine düştüğü durumu açıklıkla saptıyor, çözümün bütün güçlerin birleşmesinden geçtiğini vurguluyordu. Mustafa Kemal Amasya'da Anadolu ve Rumeli'de kurulan Müdafaa-i Hukuk Dernekleri'ni birleştirme, kongreler yaparak tüm milletin kesin kararına dayalı yeni bir yönetim kurma amacıyla Amasya Tamimi'ni hazırlamıştır.
Bu tamim milli egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması yolunda atılan ilk adımdır. Milletin teşkilatlandırma ve mücadele yöntemleri belirginleşmiştir. Milli Egemenlik ve milli bağımsızlık fikri ilk kez ortaya atılmıştır.
8 Temmuz'da İstanbul'a görevinden ve askerlikten ayrıldığını bildirerek, Osmanlı Hükûmeti ile tüm ilişkilerini sona erdiren Mustafa Kemal ertesi gün Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi'nin başkanlığına seçildi. 23 Temmuz 1919'da Mustafa Kemal'in başkanlığında toplanan Erzurum Kongresi'nde alınan karar ile; “ Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez ” Millî direnişi oluşturmada ikinci büyük adım olan ve 4-11 Eylül 1919 tarihinde yapılan Sivas Kongresi'nde[39] Mustafa Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin başkanı olarak seçilerek Milli Kurtuluş Savaşı'nın yetkili lideri haline gelmiştir.
27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Mustafa Kemal Ankara'yı Anadolu'daki direniş hareketinin merkezi olarak seçmiştir.
İstanbul'un işgalinden üç gün sonra, Atatürk ünlü 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi yayımlayarak, olağanüstü yetkiler taşıyan bir meclisin Ankara'da toplanacağını bildirerek Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş temellerinin Ankara'da atılmasını sağladı.
Atatürk 21 Nisan'da yayımladığı ikinci bir bildiri ile, Meclis'in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu.
TBMM, 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal'i (Atatürk), başkanlığa seçti. Mustafa Kemal, kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin başkanlığını Cumhurbaşkanı seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü.
3
« Son İleti Gönderen: Emre 02 Temmuz 2010, 10:52:53 »
1930 İlk Kupa Uruguay'daki ilk Dünya Kupası'na 13 takım katıldı. O yıllarda kupaya katılacak takımları belirlemek için eleme maçları yapılmıyordu, ev sahibi ülke katılacak takımları davet ediyordu. İlk kupaya mesafe sorunu yüzünden yalnız 4 Avrupa takımı katılabilmişti. Finalde Arjantin'i 4-2 yenen ev sahibi Uruguay şampiyon oldu. İlk Dünya Kupası'nda oynanan 18 maçta toplam 70 gol atıldı.
1934 İtalya Mussolini İtalyası'nda düzenlenen ikinci Dünya Kupası'na, elemeler sonucunda, 16 takım katıldı, ev sahibi ülke de eleme maçı oynadı. 16 ülkeden yalnız dördü Avrupa dışındandı. Bir önceki şampiyon Uruguay, Avrupa takımları ülkesine gelmeyi reddettiği için turnuvayı protesto etti. Maçlar tek maçlı eleme sistemine göre oynandı. İtalya ve Çekoslovakya arasındaki final maçını 21 kazanan ev sahibi şampiyonluğu elde etti. 17 maçta toplam 70 gol aydedildi.
1938 Fransa 15 takımın katıldığı organizasyon Fransa'da gerçekleştirildi. Bir önceki turnuvadaki gibi tek maçlı eleme sistemi uygulandı. Normal sürede eşitlik bozulmazsa uzatmalara gidiliyor, eşitlik sürerse maç tekrarlanıyordu. Brezilya teknik direktörü, en büyük kozu Leonidas'ı finale saklamak düşüncesiyle yarı finalde İtalya'ya karşı oynatmadı. Brezilya'yı 2-1'lik sonuçla geçen İtalya, finalde Macaristan'ı 4-2 yenerek üst üste iki kez şampiyonluk elde eden ilk takım oldu.
1950 Brezilya İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ilk Dünya Kupası Brezilya'da yapıldı. Futbolun mucidi İngilizler ilk kez kupaya katıldılar. Birçok ülke çeşitli nedenlerle -örneğin Hindistan çıplak ayakla oynama talepleri kabul edilmediğindenturnuvadan çekilince, ilk kez uygulanan grup sistemi arzulanan sonucu vermedi: Üç gruptan birinde 4, diğerinde 3, üçüncüsünde de 2 takım yer aldı. Statüye göre gruplarında ilk sırayı alan takımlar final grubuna kalıyordu, böylece 1950 Dünya Kupası'nın gerçek anlamda bir final karşılaşması olmadı. İsveç, İspanya ve Uruguay'ın katıldığı final grubunda ilk sırayı alan Uruguay şampiyonluğa ulaştı.
1954 İsviçre İlk kez televizyondan yayınlanan Dünya Kupası'dır. Türkiye de tarihinde ilk kez -eleme maçlarından sonra kura çekimiylefinallere katılmıştır. Bu turnuvadaki statüye göre, 16 takım 4 grupta karşılaşacaktı ama gruplarda seribaşları birbirleriyle oynamıyordu. 1954'te Puşkaş'lı Macaristan fırtına gibi esti. 'Bern Savaşı' olarak tarihe geçen, 3 oyuncunun oyundan atıldığı, sahadaki kavgaların bitiş düdüğünden sonra da devam ettiği maçta Brezilya'yı deviren Macarlar, yarı finalde de Uruguay'ı 4-2 yenerek finale adlarını yazdırdılar. Yarı finalde Avusturya'yı 6-1 yenen Federal Almanya, finalde favori Macaristan karşısında 2-0 yenik durumdan skoru 4-2'ye getirmeyi başararak tarihinde ilk kez Dünya Kupası'nı kazandı. Çeyrek finaldeki Avusturya-İsviçre karşılaşmasında ortaya çıkan 7-5'lik skor, turnuvanın en ilginç sonucu olarak tarihe geçti.
1958 İsveç İsveç'teki turnuvada, 1954'te olduğu gibi, 16 takım 4 grupta mücadele etti, ama bu kez gruplarda tüm takımlar birbirleriyle karşılaştılar. Gruplar, Soğuk Savaş döneminin siyasal dengelerine göre belirlendi: Her grupta Batı Avrupa'dan bir, Doğu Avrupa'dan bir, Güney Amerika'dan bir ve Britanya'dan bir takım yer aldı. SSCB, ilk kez Dünya Kupası'na katıldı. Dünya Kupası tarihindeki ilk golsüz maç, Brezilya ile İngiltere arasındaki grup karşılaşması oldu. Hücum futbolu felsefesi üzerine kurulu 4-2-4 dizilişiyle oynayan Brezilya 1958'de şampiyon olurken, gelmiş geçmiş en büyük oyunculardan Pele ilk kez Dünya Kupası'nda oynadı. Fransız Just Fontaine, kupada kaydettiği 13 golle kırılması güç bir rekora imza attı.
1962 Şili 1962'de kupanın ev sahipliğinin son iki kupanın düzenlendiği Avrupa'dan Güney Amerika'ya geçmesi gerekiyordu. Herkes büyük stadyumları ve halkının futbola gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle Arjantin'in organizasyonu üstlenmesine kesin gözüyle bakıyordu. Ne var ki 1960 yılında şili'deki büyük depremden sonra ev sahipliği Şili'ye verildi. Şili, aralarında efsanevi Santiago National Stadı'nın da bulunduğu yeni stadyumlar inşa etti, deprem yıkımına karşın mükemmel bir ev sahipliği sergiledi, ama Şili-İtalya maçındaki olaylar başarılı organizasyona gölge düşürdü. Finalde Çekoslovakya'yı 3-1 yenen Brezilya üst üste ikinci kez kupayı kazandı. Depremden sonra 'Hiçbir şeyimiz kalmadı, Dünya Kupası bizim olmalı' şiarıyla mücadele eden ev sahibi Şili, üçüncülükle yetindi.
1966 İngiltere Sonunda ev sahipliği sırası futbolun beşiği İngiltere'ye gelmişti. Mükemmel stadyumları ve taç atışı kazanan takımlarını bile alkışlayan futbolseverleriyle futbol festivaline en iyi biçimde hazırlanan İngiltere skandal bir haberle sarsıldı: Jules Rimet Kupası çalınmıştı! Neyse ki Pickles adlı köpek bir parkta gazete kâğıdına sarılı kupayı bulacaktı. 1966'nın sürpriz takımları, Brezilya'yı deviren Portekiz ve İtalya'yı yenen Kuzey Kore'ydi. Kuzey Kore neredeyse Portekiz'i de eleyecekti ama Eusebio'nun 4 gol attığı maçta Portekiz 3-0'lık yenilgiden skoru 53'lük üstünlüğe çevirmeyi başardı. Tekmelerin havada uçuştuğu İngiltere-Arjantin maçından sonra Sir Alf Ramsey, 'Hayvanlar' diye nitelendirdiği rakip oyuncularla İngiliz futbolcuların formalarını değiştirmesine izin vermedi. Finalde Federal Almanya'yı 4-2 yenen İngiltere, tarihinin ilk ve tek dünya şampiyonluğunu kazandı. Bu maçta İngiltere'nin uzatmada attığı üçüncü gol uzun yıllar boyu sürecek tartışmalara yol açtı.
1970 Meksika Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası göz kamaştırıcı bir törenle başladı. Açılıştaki festival atmosferi, başta Brezilya ve Cubillas'lı Peru olmak üzere, bütün takımların hücum futboluna dayalı oyunlarıyla devam etti. 1970 Dünya Kupası, gelmiş geçmiş en renkli, en güzel kupalardan biri oldu. İlk kez bu kupada oyuncu değişikliğine izin verildi. Pele'nin son kez yer aldığı Dünya Kupası'nı Brezilya kazandı. Böylelikle Jules Rimet Kupası'nı üçüncü kez elde etme başarısını gösteren Güney Amerika temsilcisi kupayı müzesine götürdü.
1974 Federal Almanya 1972 Olimpiyat Oyunları'nda İsrailli sporculara düzenlenen saldırılar nedeniyle 1974 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan Federal Almanya geniş güvenlik önlemleri aldı. Dünya Kupası'nın yeni adı FIFA Dünya Kupası oldu, turnuvanın statüsü de değiştirildi: Finallerde oynamaya hak kazanan 16 takım önce 4 grupta karşılaştı, gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar bir sonraki turda iki grupta karşılaştılar. İlk kez bu kupada averaj avantajı uygulandı. Cruyff'lu Hollanda ile Lato'lu Polonya turnuvaya damgalarını vurdular. Yugoslavya Zaire'yi 9-0 yenerek Dünya Kupası'nda o güne kadarki en farklı sonucu elde etti. Kupadaki en büyük sürpriz, Doğu Almanya'nın ev sahibi Federal Almanya'yı yenmesiydi. Daha sonra toparlanan Federal Almanya, finalde Hollanda'yı 2-1'le geçerek kupayı kaldırdı. Diğer flaş takım Polonya ise üçüncülükte kaldı.
1978 Arjantin Henüz 1966 yılında 1978 Dünya Kupası'nın ev sahipliğini Arjantin'in yapmasına karar verilmişti, ama 10 yıl sonraki askeri darbe ve ardından kurulan cunta yönetiminden dolayı, başta Hollanda olmak üzere, birçok Avrupa ülkesi turnuvayı boykot etme kararı aldılar. Ancak FIFA son sözü söyledi ve organizasyon Arjantin'de gerçekleştirildi. Organizasyon komitesi başkanı General Omar Actis gerillalar tarafından öldürülünce ortalık karıştı, turnuva son derece gergin bir atmosferde başladı. Tunus, Meksika'yı 3-1 yenerek Dünya Kupası'nda maç kazanan ilk Afrika ülkesi oldu. İlk turlarda muhteşem bir performans sergileyen Cubillas'lı Peru, sonraki turda ev sahibi Arjantin'le karşılaştı. Arjantin'in finale kalması içinen az 4 farklı galip gelmesi gerekiyordu. Karşılaşma 6-0 Arjantin'in üstünlüğüyle sona erdi! Bu sonuç karşılığında Arjantin hükümetinin, Peru'nun tarım borçlarını sildiğine ve ülkeye para gönderdiğine ilişkin söylentiler uzun yıllar konuşuldu. Finalde Kempes'in mükemmel oyunuyla Hollanda'yı deviren Arjantin şampiyon oldu.
1982 İspanya İspanya'da düzenlenen kupaya ilk kez 24 takım katıldı. Yeni statüye göre dörderli 6 grupta ilk iki sırayı alan 12 takım 4 grupta karşılaşacak, ilk sırayı alan takımlar da yarı finale kalacaklardı. 1978'de Tunus'un açtığı yoldan ilerleyen Cezayir, Federal Almanya'yı yenerek büyük bir sürprize imza attı. Oynadığı futbolla büyük takdir toplayan Cezayir'in bir sonraki tura kalamaması için Federal Almanya-Avusturya maçının 1-0 sonuçlanması gerekiyordu. Alman basınında 'Büyük utanç!' başlığıyla yer alan maç 1-0 bitti. Bu sonuç her iki takımın tur atlamasına yetiyordu ve maçın başlarındaki golden sonra iki takım da hiçbir gol girişiminde bulunmamıştı. Turnuvanın öteki ilginç olayı da İngiltere'nin hiç yenilmeden elenmesiydi. 1970'ten beri en iyi kuşağı yakalayan, Zico'lu ve Socrates'li Brezilya'nın, ilk turda varlık gösteremeyen İtalya'ya elenmesi tüm dünyada şaşkınlık yarattı. Yarı finalde Platini'li Fransa ile Federal Almanya karşılaştı. Federal Almanya lehine sonuçlanan bu maç, Dünya Kupası tarihinde sonucu penaltı vuruşlarıyla belirlenen ilk karşılaşma oldu. Finalde Federal Almanya'yı 3-1 mağlup eden İtalya mutlu sona ulaştı.
1986 Meksika Kupa aslında Kolombiya'da düzenlenecekken, ekonomik sorunlardan dolayı Kolombiya çekilmek zorunda kalınca, turnuvadan 8 ay önce yaşanan ve 25.000 kişinin hayatını kaybettiği depreme karşın Meksika ev sahipliğini üstlendi. Uluslararası dayanışma sonucunda harika bir organizasyon gerçekleştirildi. Turnuvada sergilenen futbol da organizasyon kadar göz doldurdu. Yeni statüye göre gruplarında üçüncü sırayı alan takımlar arasından en iyi puana sahip 4 takım da ikinci tura kalacaktı. Kupanın en büyük yıldızı, ilk turda Arjantin'i tek başına sürükleyen Maradona'ydı. Sepp Piontek'in çalıştırdığı Danimarka, Fas ve SSCB, ilk turda turnuvadaki en iyi oyunları sergilediler. 4 çeyrek final karşılaşmasının galipleri penaltı vuruşları sonucunda belirlenirken, 'Falkland'ın rövanşı'nda Arjantin, Maradona'nın tarihî iki golüyle İngiltere'yi safdışı bıraktı. Azteca Stadı'nda 115.000 seyircinin izlediği finalde, Maradona'nın Arjantin'i Beckenbauer'in çalıştırdığı Federal Almanya'yı 3-2 yenerek şampiyon oldu.
1990 İtalya 1990 Dünya Kupası en vasat turnuvalardan biriydi, öyle ki Brezilya bile savunma ağırlıklı futbol oynuyordu! Kupanın sürpriz takımı Kamerun'du. İlk turda son şampiyon Arjantin'i 1-0 yenen 'Afrika Aslanları' çeyrek finale çıkarken, 38'lik süper yedek Roger Milla sonradan oyuna girdiği iki maçta da iki gol atıp mükemmel bir takım oyunu sergileyen Kamerun'un yıldızı olarak parladı. F Grubu'nda Hollanda ve İrlanda Cumhuriyeti maçlar sonunda aynı puan ve averaja sahip olunca, ikinciyi kura çekimi belirledi. Futbol fakiri çeyrek final ve yarı final karşılaşmaları penaltı vuruşlarıyla sonuçlandı. Arjantin ve Federal Almanya arasındaki final maçı, kupanın çeyrek ve yarı final maçlarını mumla aratacak denli sıkıcıydı. Andreas Brehme'nin tartışmalı penaltısıyla Federal Almanya maçı 1-0 kazanıp şampiyon oldu. SSCB ve Yugoslavya, son kez Dünya Kupası'nda yer aldılar.
1994 ABD Futbolun pek de popüler olmadığı ABD'de düzenlenen turnuvanın 1990 yılındaki kadar sıkıcı olmasından endişe ediliyordu, ancak kupa beklenmedik biçimde renkli karşılaşmalara sahne oldu. İlk turda Rusya ve Kamerun arasındaki maçta 3 rekor birden kırıldı: Rus Oleg Salenko attığı 5 golle bir Dünya Kupası maçında en çok gol atan futbolcu oldu; 42 yaşındaki Roger Milla Dünya Kupası'nda oynayan en yaşlı oyuncu olmakla birlikte 6-1'lik bir hezimete uğrayan Kamerun'un şeref sayısına imza atarak kupalarda gol atan en yaşlı oyuncu unvanını da elde etti. 1990'dan sonra saha dışındaki skandallarla gündeme gelen Maradona, gösterişli bir geri dönüş yaşayacakken doping kullandığı gerekçesiyle turnuvadan ihraç edildi. İrlanda Cumhuriyeti, İtalya, Norveç ve Meksika'nın yer aldığı E Grubu'nda 4 takım da aynı puan ve averaja sahipti, atılan gol farkıyla Norveç elenirken diğer 3 takım yollarına devam etti. İkinci tur maçları gayet renkli geçti. Mükemmel bir karşılaşmanın ardından 'Karpatların Maradona'sı Hagi'nin Romanya'sı, Maradona'sız Arjantin'i safdışı bıraktı. Meksika-Bulgaristan maçında kale direği yıkıldı. Bulgaristan daha sonra çeyrek finalde Almanya'yı yenerek büyük bir sürpriz gerçekleştirdi. Brezilya ile İtalya arasında oynanan final karşılaşması, önceki maçlar kadar kaliteli değildi ve Dünya Kupası tarihinde ilk kez bir final maçı penaltı vuruşlarıyla sonuçlandı, gülen taraf Brezilya oldu.
1998 Fransa Fransa'daki turnuvaya ilk kez 32 takım katıldı. Takım sayısının artması nedeniyle ilginin az olacağı düşünülüyordu, ancak toplam 578.000.000 kişiyle o güne kadarki izlenme rekorları altüst oldu. Kamerunlu Rigobert Song, 1994'ten sonra 1998'de de kırmızı kart görerek, üst üste iki kupada oyundışı kalan ilk oyuncu oldu. Tüm maçlar kıran kırana geçti. İkinci turda
2002 Japonya ve G. Kore Yeni yüzyılın ilk Dünya Kupası ilk kez Asya kıtasında düzenlendi. Japonya ve Güney Kore'nin ortak organizasyonu büyük beğeni topladı. Çin, Ekvador, Slovenya ve Senegal ilk kez Dünya Kupası finallerinde boy gösterdiler. Turnuvanın açılış maçında Senegal'in son şampiyon Fransa'yı mağlup etmesi ve Türkiye'nin 48 yıl aradan sonra katıldığı finallerde ev sahiplerinden Güney Kore ile birlikte yarı finale kalması büyük sürprizler olarak değerlendirildi. Arjantin, Fransa ve Portekiz gruplardan çıkamayarak hayal kırıklığı yarattılar. Bununla birlikte, Kuzey ve Güney Amerika, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından temsilciler Dünya Kupası tarihinde ilk kez çeyrek finallerde yer aldılar. Hiç yenilmeden ve yalnızca birer gol yiyerek finale yükselen iki takımdan Brezilya, turnuvanın gol krallığını da elde eden Ronaldo'nun golleriyle Almanya'yı 2-0 yendi ve 5. kez şampiyonluk sevinci yaşadı. 64 maçta 161 golün atıldığı ve toplam 2.705.134'lik seyircinin tribünleri doldurduğu 2002 Dünya Kupası, bu açılardan önceki iki turnuvanın istatistiklerini aşamadı.
4
« Son İleti Gönderen: Emre 02 Temmuz 2010, 10:42:54 »
Hüseyin Avni Aker 1889 yılında Trabzon’ un Vakfıkebir ilçesinin Çavuşlu Köyü’nde dünyaya geldi. İlk,orta tahsilini Trabzon’ da yaptı ve Trabzon mahalli mektebinden mezun oldu. İstiklal Savaşı’na katılarak cephede düşmana karşı savaştı. 1925 yılına kadar Akçaabat ,Sürmene ve Trabzon’da ilkokul öğretmenliği yaptı.1926 yılında ünlü spor adamı Selim Sırrı Tarcan tarafından İstanbul ‘da açılan Beden Eğitimi Kursuna katıldı ve buradan diploma aldı. Trabzon tarihinin ilk beden eğitimi öğretmeni olarak tarihe geçen H. Avni Aker Trabzon Lisesi Muallim Mektebi ve Ticaret Lisesine atandı. Buralardaki başarılı hizmetlerinden sonra Beden Terbiyesi Bölge Asbaşkanlığı (şimdiki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü) görevini üstlenerek Trabzon sporunun en üst makamına yükselen değerli spor adamı yaşama veda ettiği 1944 yılına kadar bu görevini sürdürdü.Hüseyin Avni Aker görevde bulunduğu yıllar içinde Trabzon ‘a bir stat kazandırmak ve bugün stadın bulunduğu araziyi bu amaçla istimlak etmek için çok uğraştı. Onun müthiş çabası daha sonra adının verildiği stadı Trabzon futboluna kazandırdı.Hüseyin Avni Aker ‘in arkadaşı olan ünlü Beden Eğitimi Öğretmeni ve antrenör Hayri Gür stada Avni Aker adının verilme öyküsünü şöyle anlatıyor. “1940 ‘lı yıllarda Hüseyin Avni Aker ‘le aynı okulda beraber çalıştık. Kendisi hem lisede öğretmendi hem de Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ‘ne vali nezdinde asbaşkanlık görevini yürütüyordu. 1972-77 yılları arasında Trabzon ‘da Beden Terbiyesi ‘nde 5 yıl bölge müdürü olarak çalıştım.bu sırada stad inşaatı tamamen bitmiş ve isim aranıyordu . zamanın valisi Adil Ciğeroğlu başkanlığında bir genel kurul oluşturuldu.bu genel kurul da ben de vardım ve Hüseyin Avni Aker ismini ben teklif ettim. Çünkü bu stada en çok onun emeği geçmişti. Sanat Okulu ile Yeni Mahalle arası o zamanlar uçurumdu ve bu uçurumu at arabaları ile toprak taşıyarak doldurduk. Toprağı zemine serdikten sonra çimleri ekmeye başladık. Daha sonra ise altmış kişilik kapalı tribün ile açık tribün yaptık. O zamanın parasıyla tüm bunlar 40 bin liraya mal olmuştu. Tüm bunları vali Ciğeroğlu ‘na anlatınca o da bana hak verdi ve stada Avni Aker ‘in isminin verilmesini istedi. O zamanlar buna tek karşı çıkan rahmetli Ziya Nemli olmuştu. Nemli stada İdmanocağının eski kaptanı Rıza Kuğu ‘nun adının verilmesini istiyordu.”
5
« Son İleti Gönderen: Emre 02 Temmuz 2010, 10:39:31 »
Türkiye İdman Cemiyetleri ittifakının kurulması ve Türk Sporunun bu ilk örgütünün tüm Anadolu'ya yayılması, Trabzon'da da etkisini göstermişti. Bu etki sonucu yeni yeni kulüpler kurulmaya başlandı. İdmanocağı, İdmangücü, Necmiati'den sonra Trabzon Lisesi bünyesinde Lise adını taşıyan yeni bir kulübün kurulmasıyla kulüp sayısı 4 olmuştu. 1923 yılından sonra Trabzon'da İdmanocağı ve İdmangücü arasında büyük bir rekabet başlamıştı. Bu öyle bir rekabetti ki İstanbuldaki Galatasaray- Fenerbahçe rekabetine benziyordu. Hatta zaman zaman onu bastırdığı bile oluyordu. Trabzon sanki Ocaklılar, Güçlüler diye ikiye ayrılmıştı. Trabzon'da futbolun bu iki takım arasındaki rekabetten yüceldiği söylenebilir. Rekabet zamanla öylesine büyük boyutlara vardı ki Trabzon'un Türkiye liglerinde geç temsil edilmesine bile sebep oldu. Ne var ki iki kulüp arasındaki çekişme şehrin futbolundaki kaliteyi de her geçen gün arttıran faktör olduğu göz ardi edilemez.
1923 yılında Trabzon'da ilk resmi lig maçları oynanmaya başlandı. İlk sezon İdmanocağı şampiyon olmuştu. Bunu 1923-24,1924-25 sezonlarında Lise takımının arka arkaya şampiyonlukları izledi. 1925 sezonunda yine İdmanocağı şampiyon olurken, 1929 yılına kadar da önce Lise, arkasından Muallim Mektebi daha sonra da Ticaret Lisesi takımları mutlu sona ulaştılar.
İdmanocağı ile İdmangücü arasındaki büyük rekabet 1930'dan sonra had safhaya ulaştı. 1929-30'dan sonra 5 kez arka arkaya İdmanocağı'nın şampiyon olmasından sonra 1934-35 sezonundan itibaren İdmangücü takımı tam 7 yıl arka arkaya şampiyon olarak bu iki takım arasındaki rekabeti büsbütün alevlendirmişti.
1940'lı yıllarda Trabzon futbolundaki güç lise takımlarına geçmişti. Tam 6 kez arka arkaya şampiyonluğu kazanması da bunu gösteriyordu. Bu aralar dikkat çeken bir hususta Trabzon'daki bütün futbol yıldızlarının Lise takımlarından yetişmiş olmalarıydı. Özellikle Trabzon Lisesi bir futbolcu kaynağı olmuştu. 1947-48 sezonundan itibaren şampiyonluk yine İdmanocağı ile İdmangücü arasında el değiştiriyordu. Bu arada Necmiati de iki sezon şampiyon olarak Trabzon futbolunda söz sahibi oldu. Bu arada Trabzon'da yeni yeni kulüpler de kuruluyordu. 1938'de kurulan Doğan Gençlik, 1941 yılında Akçaabat Lisesinde kurulan Akçaabat Gençlik (Bugünkü Sebatspor), 1950 yılında Sürmene ilçesinde kurulan Sürmene Gençlik, 1952 yılında ayni ilçede kurulan Zafer Gençlik, 1953 yılında kurulan Yolspor 1955 yılında kurulan Yalıspor bu takımların başında geliyordu.
1930'lu yıllarda başlayan İdmanocağı, İdmangücü rekabeti 1940'lı, 1950'li, 1960'lı yıllarda olanca şiddetiyle devam ediyordu. Bu gitgide rekabetten öte boyutlara varmaktaydı. Ocaklı ve Güçlü olmak Trabzon'da adeta bir spor mezhebi haline gelmişti. En kötü sezonlarda bile rekabetlerinden hiç bir şey kaybetmiyorlardı.
Trabzon öylesine ikiye ayrılmıştı ki Ocaklılar Sari Kırmızı diye İstanbul'daki Galatasaray'ı İdmangüçlülerse Yeşil Beyaz renklerine rağmen Fenerbahçe'yi destekliyorlardı. Rekabet bir de bu sekliyle alevlenmişti. Bu arada renkleri Sarı Lacivert olan Necmiati bile bu rekabetin dışında kalmıştı. Aslında bu büyük rekabetten en karlı Trabzon futbolu çıkıyordu. Öncelikle şehirde futbol tutkusu körüklenmişti. Bu büyük rekabetten doğan büyük iddia Trabzon'da büyük yıldızların çıkmasına neden olmuştur. Ancak, Trabzon insanının alın yazısı olan gurbetçilik 1930'lu yıllarda Trabzon'daki futbol yıldızlarının kaderine tesir etmişti. Pek çoğu yüksek öğrenim uğruna ana kucaklarını baba ocaklarını terk etmek zorunda kaldılar. Gittikleri İstanbul ve Ankara'da sürdürdükleri futbol yaşamlarında gerçekten büyük yıldız oldular. Bir Hasan Polat ve kardeşi Ali Polat Ankara Gençlerbirliği'nde , bir Selim Satıroğlu, Ahmet Karlıklı Galatasaray'da bir Taka Naci, Zekeriya Bali Fenerbahçe'de, Nazmi Bilge Beşiktaş'ta yıldız futbolcu oluverdiler.
1962-63 sezonunda tüm yurtta bir İl takımı kurulması öngörülmüştü. Zamanın Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, Türkiye liglerini güçlendirmek ve tüm yurda yaymak amacıyla bir seferberlik başlatmıştı. Her ilde bir futbol takımı kurup Türkiye liglerinde yer alması seferberliği büyük bir hızla devam ediyordu. Trabzon elbette ki bunun dışında kalamazdı. Yalnız bir İl Kulübü kurulmasının en zor olan illerin başında kuşkusuz Trabzon gelmekteydi. İdmanocağı, İdmangücü rekabeti Trabzon futboluna öylesine hakimdi ki bu iki kulübün bir çatı altında toplanmasına imkan yoktu. Nitekim böyle bir girişimde bulunmak isteyen bir avuç idealistin daha ilk çalışmalarında bunun imkansız olduğu gerçeği bir kez daha anlaşılmıştı.
Tüm Trabzonlular, Trabzon Spor adıyla bir kulübün kurulmasını yürekten arzuluyorlar, ancak bu işi bir türlü gerçekleştirememenin ezikliğini yaşıyorlardı. Yetkililerinde araya girmesi, sonucu pek değiştirmiyordu Ocaklılar da, Güçlüler de yeni kurulacak kulüpte kendi isimlerinin, hatta renklerinin hakim olmasını istiyorlardı ve bu konuda en ufak bir fedakarlıkta bulunmuyorlardı. Her gün, her akşam toplantı üstüne toplantı yapılıyordu. Bazen tam bir anlaşma zemini ortaya çıkıyor ama yine en ufak bir ayrıntı her şeyi berbat ediyordu. Havaya silahlar atılıyor, karakollara, hatta mahkemelere kadar uzanan olaylara rastlanıyordu. Öte yandan Futbol Federasyonunun il kulüpleri için tanıdığı sürenin de sonu yaklaşıyordu.
21 Haziran 1966 tarihinde İdmanocağı, Martıspor ve Yıldızspor'un da katılımı ile sarı Kırmızı renkler altında Türkiye 2. Ligine alındı. Ancak, resmi bir yazının süresi içinde ilgili yere tebliğ edilmediği için İdmanocağı'nın İkinci ligde oynaması durduruldu. Bu tarihten yaklaşık bir ay sonra 20 Temmuz 1966'da bu kez İdmangücü, Karadenizgücü, Martıspor ve Yolspor'un katılmasıyla Trabzonspor Kırmızı-Beyaz renklerle kuruldu. Ne var ki İdmanocağı buna karşı çıktı. Danıştay'da açtığı dava ile yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortalık yine karıştı. Trabzon'daki gergin durum üzerine araya Zamanın Beden Terbiyesi Genel Müdürü Ulvi Yenal girdi. Ulvi Yenal, İdmanocağı ve İdmangücü'nün birleşmemeleri halinde iki kulübünde Türkiye 2. Ligine alınmayacağını bildirdi. Bu durum Trabzon'da ve her iki kulüp çevresinde "Sok" etkisi yaratmıştı. Birleşmeleri büyük sorun olan bu iki kulübün, birleşmemeleri halinde Trabzon Türkiye liglerinde temsil edilemeyecekti. Trabzon'daki geceli gündüzlü yapılan ve büyük tartışmalara neden olan toplantılar sonunda 2 Ağustos 1967 günü İdmanocağı ile İdmangücü birleşmesi gerçekleşti ve Trabzonspor; İdmanocağı, İdmangücü, Karadenizgücü ve Martıspor'un birleşmesi ile ortaya çıktı.
Artık bütün resmi işlemler tamamlandıktan sonra sıra gelmişti Trabzonspor'un renklerine. Renk bulmak öyle kolay olmadı. Trabzon'da uzun yıllar süren İdmanocağı-İdmangücü rekabetinde Sari-Kırmızı ve Yeşil-Beyaz renkler hakimdi. Trabzonspor'un renkleri bu renklerin dışında olmalıydı. Trabzon'u ve Karadeniz'i simgeleyen renkler aranıyordu. Bu konuda yarışma açılması da gündeme geldi ancak sonra vazgeçildi. Renk için geceli gündüzlü toplantılar düzenleniyordu. Dört toplantıdan sonuç alınamamıştı. Beşinci toplantıda her şey bitecekti. Artık taraftarın da sabrı kalmamıştı. Sonunda Trabzon ve Karadeniz'in sembolü olan Hamsi üzerinde duruldu. Hamsinin gümüş mavisi rengi ve gözlerinin bordosu dikkate alindi. Kimileri buna karşı çıktı. Neymiş efendim bordo renk kırmızıya kaçıyormuş, öyle ya İdmanocağı renkleri de Sari-Kırmızı ya. İşte bu nedenle bordonun rengi biraz koyu tutularak İdmanocağı'nın kırmızısından kaçınıldı. Böylece bir haftadır şehirde süren renk kavgası sona ermişti ve Trabzonspor Bordo-Mavi renklere kavuşmuş oldu
6
« Son İleti Gönderen: Emre 01 Temmuz 2010, 17:40:57 »
7
« Son İleti Gönderen: Emre 01 Temmuz 2010, 16:47:29 »
8
« Son İleti Gönderen: Emre 01 Temmuz 2010, 16:43:38 »
9
« Son İleti Gönderen: Emre 01 Temmuz 2010, 14:02:59 »
Age of Mythology XDWXF-2JCVG-VTX6T-6KYQ9-QDC4G RD4D4-B94XK-QVWFP-K9PJD-GVRV QVW83-4MC67-FDPTH-49PT8-6HGRD P3HM4-WDM27-662XW-9BPTV-CFVMQ HYQRH-FV79R-RHHPW-23G37-BDM76 11111-11111-11111-11111-11111
Age of Empires 3 DXR32-X44M7-CYTCX-P6H6P-97CPG
Battlefield 1942 6349-9020371-9806846-2830 4964-1668346-7637006-2960 6599-4055214-4745454-2456 2203-7294876-7652422-1340 6801-1528034-1442448-362 5000-0000000-0000000-1318
Battlefıled vıetnam V2W6-54VJ-9R11-XJPU-79CMv
Call of Duty HKPH-WT3S-8XHU-2YHW-46C4 Y2SG-8W4P-4YYU-SXY8-5A89 KUP8-GX2H-K8SY-P2KG-90EF TGYT-UPEK-GKUE-WTTU-F9E3 X42D-8GXD-HXS2-TGX8-1AD0 PP8G-K8ST-KGXT-EKPK-08FB
Comanche 4 KGQJ-8M68-7JQW-DUCV-WLC6 3S2D-FLT1-CLS2-RULE-786 36V8-BLMT-MXWY-EULX-YMSJ 3S2D-FLT1-CIS2-RULE-7865"
Counter Strike-Condition Zero 5Z62F-CEKQD-4WCZT-TAWQH-JGLFQ 54RT2-843TJ-79UJC-ZGVC5-AR3R2 5ZN2H-NWHEY-RRM7H-PZAXA-GIFQJ 5Z62E-MTXQZ-Z32IY-NW22l-A3C4Q 5RP2E-EPH3K-BR3LG-KMGTE-FN8PY
Call of Duty 2 XEZL-GZWX-XQZG-GEGU-EEFC
Delta Force 2 288T-9AJ2-CVXN-BYSS-NNZW 293C-RQQ7-W2X8-DAQR-YSC4 JTUH-LTHD-BCZV-HFBY-SSNN 24XZ-GHAT-H7W7-C2UP-G559 JSZZ-PPPW-T8BC-TV46-5WSS N5E3-YXH2-G983-9WTB-B3ZS JTUH-LTHD-BCZV-HFBY-SSNN
Doom 3 2DR3-ABTC-AJLB-BLJH-4C G4GE-JUMZ-BJYV-FEJU-02 WHUT-TLKX-PDV3-EAQ6-70 GURD-YVDJ-3LD2-W9Q8-91 MZK7-4LB8-42FJ-HCNA-75 2DR3-ABTC-AJLB-BLJH-4C G4GE-JUMZ-BJYV-FEJU-02 WHUT-TLKX-PDV3-EAQ6-70 GURD-YVDJ-3LD2-W9Q8-91 MZK7-4LB8-42FJ-HCNA-75
Delta Force 3 N5E3-YXH2-G983-9WYB-B3ZS
Empire Earth LES9-RUC2-TYM8-CEJ3-2727 TUS5-LEF6-TEM9-MER6-7453 NYR2-BAD2-GYM5-CEZ6-7337 RAN6-MUG2-SYJ2-GYL7-3385
Euro 2004 Uefa PORTOGUAL V8G8-2LF8-CJKD-M6C3-CDEV
FIFA 2005 7UMD-DH24-2RKP-DSAA-Y45Y 2K7X-4H5D-MLM8-6WJG-BR9H QE3K-Z3VT-QYS8-25B9-9WLM GVWW-A78X-NGTZ-BKTP-UBBY B9AJ-XBMB-DUSG-YVGR-7G3T
Fifa 06 4788-7MA4-C2MF-GXEF-QDXQ
Fifa Manager 06 17N6-UE25-3333-WSCH-LONG
F.E.A.R BAC2-DEF3-NAZ3-LAM3-2742
GTA 3 - Vice City 1234-5678-9012-44445
Halo- Combat Evolved K9TGM-K337P-JW24T-B9V73-C3TVW T39RX-JH7Y2-XWTJD-VJX8X-G7MD8 VM324-F4K8W-B9CKB-79KH2-F2CBJ 8D69D-8BFB8-93949-5845F-FH686 G9Qk2-22KV6-TFXCR-V3Y9M-2CCBJ
Hidden & Dangerous 2 8397-C085-DD82-E7E7 2787-C24C-A1E0-53C6 C3D2-DD00-88AD-FAAA 8439-D1DB-8D71-E6F8 4C53-3877-5831-D1EE
James Bond 007-Nightfire 8583-8951762-8789811-0551 6409-3390867-1486320-3107 7086-3754973-3585481-3827 7330-6713941-5762780-2731 6953-0066911-8667463-6034
LORD RINGS 3 GLCL-BF22-UMB5-Q3IL-TEFS
Medal of Honor-Allied Assault 6637-0880151-9362063-6529 1031-5864656-7758949-7569 6376-9736948-9267793-2214 0536-0826759-9189244-5770 6942-3862662-1619177-7525
Medal of Honor-Pacific Assault XXHR-729P-Y8LP-59JC-BRQJ J2HH-PNUD-CXFK-MSWM-RWEM BUW6-8FLA-8L8G-WZZM-FJ64 DBSJ-AEN4-UMQL-V4V5-WK72 SNLU-BAMU-LP3L-KSFE-JRLD
MX vs ATV Unleashed UQEH-ZPMF-7NXS-GUM8 N2MJ-XW6B-268X-NK88 QQCJ-A97R-92BP-8YGM BYRP-TK2H-HGSP-A8Y2 YSK3-AGJE-RW32-9YGM
Nhl 2006 88T3-SCYN-AYBK-MQ78-JL62
NBA Live 2005 AYJ2-JCQD-W875-3CV7-4GQ7 J7BB-LRTP-GJUV-Q99D-3B85 X3D5-55JU-7B77-SW4Y-FC5U 3RFF-5ZSJ-5ZYT-LNDX-PNP8 8ZBB-TSZE-Q249-N9EV-8EM6
Need for Speed-Underground F6LL-LZPR-5PUD-R9WL-VJKZ NX7F-NB87-NG5F-U2WS-7HNF NM8G-HDRK-S72T-EYL4-WXUR PD7P-MW9T-UTDU-BDFS-L6YL H9CC-23EM-2L3K-LC98-5DEV
Need for Speed-Underground 2 NSE6-R8BA-G8QG-L5VU-L2A9 S8NN-99CK-KUL3-L38W-VEYB KXZ9-R2L4-K4S9-CQDM-K9A9 KY7X-8LLB-3H8F-N4KG-D8JH ZY5V-X9EE-J4EL-AMC5-RLD0
Nba 06 6TA2-87LN-APEK-Z4F5-5CZP
PES 5 nxud-pacv-em2x-kpc9-6ayu
Prince Of Persia The Two Thrones 8HVCM-TJ7Q7-XCSAD-RSND9-XACGX
Quake 3 Arena TSBH-7CCG-DPWP-B2LT
Quake 4 MPJG-X7J7-777C-777F-7777
Red Alert 2 023093-408048-703486-5751 026929-458543-625750-0149 024971-477113-030353-1433 022921-207519-387995-8278 030119-499472-709335-3679 030667-263270-776084-0229 020736-428526-011875-6507 020736-428526-011875-6507 022121-905624-825895-4992 030645-633345-452378-0580
Rise of Nations FCKGW-RHQO2-YXRKT-BTG6W-2BYQ8 RXVC3-B3347-DVG9X-FTFQF-9M7XT RD4D4-B94XK-QVWFP-K9PJD-GVRV3 G4V6Q-VGHQR-DX2YB-XHCM3-YTF66 TYH8K-K648T-G9PRG-6RQB2-B3T3G
Roller Coaster Tycoon 3 Q497-WQF8-KSNZ-AEA2-BUFM-9PRM RLD6-6AHJ-AMVV-YTEF-CTAD-ZQQV XA3D-FWP8-ULLK-S7J2-ETWN-45UL RLDN-Y6SQ-G5ES-HWR7-CR4B-M8AC RLDU-M24D-83CX-C8LZ-WDHS-ETND
Serious Sam 2 68b0-49f4-24e2-9e6b 7c52-5d16-3000-4084 5ea2-7fe6-12f0-b895 488a-69ce-04d8-fedd 3f44-1e00-7316-99b7 17e0-36a4-5bb2-e3db
Sim City 4 QQC-6AUR-NL54-4SB4 NYGC-YR2L-9T26-2UAA 8MW5-XHDE-UDXD-2YAE MTSQ-ZB8H-8WVH-HLKJ AYCB-MLHW-N48Z-PJ5T
Soldier of Fortune II-Double Helix R4RM-8EWW-R77T-7W3M-AF PFTE-H87X-E7F8-HWRF-FE RFXT-4W88-3EKH-4FHW-5F 73J7-TRRK-JHHE-TXHE-45 4REM-E3EH-HXR3-X83T-62
Swat 3-Close Quarters Battle TER2-NAB8-PAB9-SEM7-5658 XEP7-CAB6-GEP3-DEM2-3757
Swat 4 LEB6-BAF6-DEG7-TEZ6-5344 DUT7-MEB5-FUB3-FUC6-3949 MYX9-PUW6-LUL4-BUG2-2683 TYC4-XUB6-ZYG2-LYR4-8698 GEC9-BEG5-MUX8-BEP8-5869
SPIDERMAN 2 2464-76935-234
Terminator 3-War of the Machines KGXP-C4SE-2M43-9XDK-FDEV 2LUC-S8NF-LWK3-E24S-2DEV A8VM-9VQP-EQSE-NEY4-2DEV Y6GQ-Q4AL-EJ4Y-3S6Y-GDEV HETT-Y3ZL-9S4Z-J8JJ-ADEV
The Sims 2 BKUL-CS68-J6AT-37Y7-KX4F 374U-U5GT-1RZ9-4PDG-T5QZ DKSS-YCA2-ZO11-SSP7-3AFH XUT3-6LHW-ZOR1-JH7N-VV7I DWJ2-Q92Z-R1R1-5F6R-077P
The Lord of The Rings-The Return of The King FBG8-MMAS-457W-BP36-QWBN FBXF-4W93-TG36-CV4M-XXUV 3ZNW-633G-TP9Q-NBVH-8QTE KYE6-RUPA-W2VC-AF83-AXQL TMX7-JZ3N-6V2Z-WC5X-B9TL
UEFA Euro 2004 U899-HZ4V-2S7E-8Y5N-P93Q VMLC-9GFL-73JE-SK4W-SSL8 NY22-RF29-CH6C-9SZ7-NL6V YSP7-CGCB-SEF5-U4EF-52RU CWBB-CV6X-824W-GW3R-R2RA
Unreal Tournament 2004 WMDYD-WJH2Z-AP7KG-ADB3T UPE4C-3G97W-AGK2X-7ZB83 F36DV-DKNH7-ACK2K-2Z78T 2CY2T-XCMH8-ABPQL-L2QDH XM4EL-DGB27-AGPNH-748UB
ULTIMA ONLINE 1NK-OIWF-BPCZ-XB
Warcraft 3 N9UBI4-GRQS-TDV29O-QF8H-7SMKLM 1YREOT-636V-59GAGA-8SYH-7FBJ43 JAXDO1-2Z6F-G7NZTI-H0QK-BE543P CFMOSV-X0WD-U17ITP-RVPR-UTX4YP QA1GX3-2UBS-6BM34T-Z7NO-P0H2W5 AH96O5-EF7I-N4JREH-CJLM-VS4X1P BTC7FR-4ED6-WWZSK6-3AO2-1Q9HN5
WOLFENSTEIN 2 SL3-SSPG-B3JL-LPCC-A5
Worms 4 Mahyem R9J8W-AK7HU-YYZ8A-MMTL8-GLF7N
10
« Son İleti Gönderen: Emre 01 Temmuz 2010, 13:57:52 »
METİN2Üretici Açıklaması: metin2kr.jpgMetin 2 ücretsiz online bir savaş, macera ve strateji oyunudur. * Sayısız maceracı ve birbirinden cesur savaşçının beklediği büyük bir kıta. * Katılabileceğiniz üç düşman imparatorluk. * Savaş; toprak ve onur için, yürüyerek yada at sırtında! * Bir şatonun lordu olun ve kendi surlarınızı loncanızla birlikte inşa edin! * Bir dövüş sanatı öğrenin ve sayısız yıkıcı özel yeteneklere kavuşun! * Bir zanaat öğrenin ve eşyalarınızı geliştirin!  Uzakdoğu dövüş sanatlarının Fantastik-İmparatorluğunda doğuya has Karakterler ve Mimarı Uzak doğunun gerçekçi köylerinden geçerek Asyalı savaşçıların atmosferinin aklınızı başınızdan almasına izin verin. Yakın zamanda sadece kılıç ve yayınla savaşmayacaksın, aynı zamanda Çanların ve Yelpazelerin gücünü kullanmayıda öğreneceksin. Akıllı yaratıklar sana gruplar halinde saldıracaklar Tek seferde birden çok canavara ağır zararlar verebilirsiniz. Ancak dikkatli olun: Bir canavar yenildiğinde diğerleri peşinizi bırakmaz. Özellikle Metin Taşlarının çevresinde dikkatli olmalısınız! Güçlü bir lonca yaratın yada üyesi olun ve imparatorluğunuzun tüm kontrolünü ele geçirin. Bir loncanın üyesi olarak Lonca Savaşlarının sonuçları tüm üyeleri ve loncanın kendisini etkileyecektir. Nadir sığınaklardan birine sahip olmak için savaşmalısın. Loncanın gücü arttıkça sığınağındaki Oyuncu Olmayan Karakterleri kullanma ve onları daha faydalı olmaları için eğitme şansın artacak. Kıtanın ortasında diğer imparatorluklar ile savaşın. Birlikte yaptığınız savaşlarda kıtanın kontrolü için diğer imparatorluklardan gelen oyunculara karşı savaşacaksınız. Kazanan imparatorluk para ve toprak elde edecek. Daha yüksek bir askeri rütbenin yanısıra Ün ve Onur kazanacaksınız ve diğer lonca üyelerine gelecekteki savaşlarda liderlik edeceksiniz. Deneyimli savaşçılar savaşa atlarıyla katılır! Başarıyla tamamladığınız görevlerin ardından bir at kazanacaksınız. Ata binerken kıta üzerinde daha hızlı hareket edecek ve savaşlarda avantaj elde edeceksiniz. Balık tutmanız için birçok nehir, göl ve deniz kenarı var Balık tutma beceriniz arttıkça daha değerli şeyler avlayacaksınız. Avladığınız şeylerden kendinizi tedavi etmek yada daha güçlü büyülere sahip olmak için iksirler yapabilirsiniz. Aldığınız sonuçlar seviyenize, kullandığınız av aracına ve yeme göre değişebilir. Hüner artırmak ve diğer görevler sizi eğlendirecek. Hünerleriniz arttıkça eşyalarınızı güçlendirmenin bir çok yoluna sahip olacaksınız Görevler size oyunun nasıl işlediğini öğretecek ve sizi zorlu dövüş testleriyle sınayacak. Metin2 1.16 Screenshot Metin2 1.16 indir Metin2 1.16 Özellikleri Tarih: 2008-02-17 Program Boyutu : 499 Mb Versiyon: 1.16 Lisans: Freeware Hit: 5625 Dil: Türkçe İşletim Sistemi: Windows 2003/XP/Vista Etiketler: Metin2 1.16 Metin2 1.16 indir http://79.110.80.234:8080/metin2_20100525/clients/tr/Downloader_Metin2_tr.exe
|